Cumartesi, Nisan 7, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » 16 NİSAN REFERANDUMUNA GENEL BİR BAKIŞ

16 NİSAN REFERANDUMUNA GENEL BİR BAKIŞ

16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Referanduma yönelik taraflar Evet, Hayır ve Boykotçular olarak üç  ayrı  yaklaşımla propaganda  ve çalışmalarına  tüm hızıyla devam etmektedirler.

Zeynel A. Göçer / Tüm yazıları için buraya tıklayın

Kısa bir süre önce  Adana, Mersin, Adıyaman illerine yaptığım kısa ziyaretler esnasında referandum konulu sohbet ve izlenimlerden edindiğim kimi noktalar kısaca şöyle:

Hayırcılar cephesi:

Bu Referandumun Türkiye halkları açısından bir dönüm noktası niteliğinde olduğu yönündedir. İşi bu düzeyde ciddi ele aldıklarını, laik, demokratik özgürlükler anlamında yaşamsal bir öneme sahip olacağı, olası  bir  “Evet” sonucunda tekçi, üniterci, İslami referansların sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda daha da kendini hissettireceği yönünde.

16 Nisan referandumunun evet ile sonuçlanması halinde Türkiye’de yaşayan çağdaş, çoğulcu demokratik kamuoyu açısından basta Kürtler, Aleviler, solcular, sosyalistler, Ermeni ve diğer gayrimüslim, deyim yerindeyse ötekileştirilen tüm kesimler için ciddi bir tehlike oluşturacağı yönünde.

Referandumun “Hayır” ile sonuçlanması ile Kürt sorunununda yeniden demokratik barışçıl çözümün kendisini dayatacağı beklentisi umudu, kendini ciddi bicimde hissettiriyor.

Yine ikili sohbetlerde altı çizilen konulardan birisi de AKP’nin gelinen aşamada çok ciddi açmazlar içerisinde olduğu, ülkeyi yönetemez aşamaya geldiği, şiddet ve zıtlıklar üzerinden gündemler yaratarak işi kotarmaya çalıştıklarını, yönetici kesim içerisinde ciddi bölünmelerin yaşandığı yönünde.

Evetçiler cephesi:

Evetciler cephesinde ise bilindiği gibi, AKP, MHP ve BBP dışında kimse bulunmuyor. MHP ve BBP teşkilatlarının bir kısmının merkez ile farklılaştığını, MHP içerisindeki muhalif HAYIR’cıların da ciddi bir oy oranının olduğu belirtilmekte.

İktidarın ve devletin olanak ve gücünü kullanarak kampanyalarını yürüten Evetçilerin bugüne kadar, 7 Haziran seçimleri hariç, tüm seçimleri kazanmış özgüvenin de verdiği rahatlıkla çalışmalarını sürdürmektedirler.

Boykotçular:

Kamuoyunda çok gündem oluşturmasalar da Kimi Kürt sol partilerinin PSK, PAK, KDP-T gibi ve kimi Türk sol grupların ve her seçimde sandık başına gitmeyen blok Boykotçuların çalışmaları kamuoyunda geniş yankı bulmazken, bu grupların daha çok bu referandumun kendi gündemlerinin dışında  bir gelişme olarak  değerlendirmektedirler.

Bu grup ve partiler kurulurken, TC anayasa ve siyasi parti yasasına göre başvuru yapıldığı ve bu anayasayı baz aldıklarını da hatırlatmakta fayda olduğu yönünde. Ayrıca üçüncü ciddi bir seçenek ve blok oluşturmayacakları için, boykot oylarının Referandumda güçlü olan tarafa hizmet edeceği yönünde.

Sonuç olarak, yaklaşan 16 Nisan Referandumunda kafalarda gelecekle ilgili onlarca belirsizlik… Mevcut, var olan baskıcı ve anti demokratik 12 Eylül anayasanın değişmemesini Hayır’la desteklemek çelişkisine cevap bulamamak… Var olan statükonun devamını istemek, diğer yandan, var olan statükoyu en gaddarca ve anti demokratik kurallarla bugüne kadar devam ettiren egemen güçlerin değişimi istiyor görüntüsünün samimiyetsizliği, karmaşası içerisinde bir belirsizliğin kendisini koruduğu… Bir çok insanda Referandum sonuçlarının her halükarda geniş halk yığınları için çok bir şey değiştirmeyeceği… Gelecekle ilgili kaygı ve endişenin tavan yaptığı, bu nedenle iş yaşamında piyasada deyim yerindeyse yaprak kımıldamadığı… Şiddet ve kaos trendinin daha da tırmanacağı endişesinin yüksek olduğu gözlemleniyor.

Bu nedenle ülkeyi terk edip etmeme kararsızlığı ve olanaksızlığı içerisinde gelgitler yaşandığı ve bu ruh halinin Referandum tarihine kadar devam edeceği yönünde.

Ama Hayır’la sonuçlanacak bu Referandumun en azından mevcut iktidarın her atı istediği gibi koşturamayacağı, 7 Haziran seçimleri gibi bir sonla gerileteceği beklentisi hayli fazla.

04 Nisan 2017

 

Hakkında Zeynel A. GÖÇER

Zeynel A. GÖÇER

Bu habere de bakabilirsiniz.

BATI İLE RUSYA GERİLİMİNİN, TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN’A YANSIMALARI

Eski Rus istihbarat ajanı Sergey Skripal ve kızı Yuliya’nın İngiltere’de “noviçok” adlı sinir gazıyla zehirlenerek …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir