Salı, Temmuz 23, 2019
Destpêk » AÇILIN KAPILAR AVRUPA’YA GİDELİM / ABDÜRRAHİM GÜMÜŞTEKİN

AÇILIN KAPILAR AVRUPA’YA GİDELİM / ABDÜRRAHİM GÜMÜŞTEKİN

Bir zamanlar Pir Sultan Abdal, “Açılın kapılar Şaha gidelim” diye çağırmıştı.

Bunun nedeni elbette bir sır değildir, bir zulme karşı haykırmıştı Pir Sultan.

“Tarih tekerrür eder” sözü, durup dururken söylenmiş değil elbet, ancak bu söz, ne tastamam doğrudur, ne de doğruluk payı yadsınabilir. Tarih, silahların gölgesinde kaldığı sürece insanoğlu barbarlıktan, zulümden, kırımdan kurtulamaz, dolayısıyla muhtelif zamanlarda çok benzer şeylerin yaşanması da kaçınılmazdır. Benzer şeyler yaşandıkça da birileri, “tarih tekerrür eder” diyebilir.

Tarihten beri Kürtler, barbarlıktan, zulümden, katliamlardan bir türlü kurtulamadı.

T.C. devleti ve hükümetinin Diyarbakır, Şırnak, Cizre, Silopi ve sokağa çıkma yasağı ilan edilen her yerde yaptığı zulmü, katliamı dünya ibretle izledi ve izlemekte.

Keza DAİŞ’in Güney Kürdistan ve Rojava’da neler yaptığını dünya ibretle izledi ve izlemekte.

Ha keza Doğu Kürdistan’da, İran Mollalar rejiminin Kürtleri toplu olarak idam sehpalarından geçirdiğini dünya görmekte.

Şaşıyorum doğrusu, Dünya Kürtleri seyretmekten bezmedi mi?

Şaşıyorum doğrusu, Kürtleri egemenlik altında tutan devletler, Kürtlere zulüm etmekten ve Kürtleri öldürmekten doymadı mı?

Şaşıyorum doğrusu, Kürt örgütleri (ayırımsız hepsi), Kürtlere nasıl bir çözüm arıyor? Zira Kürt kalmadı dünyada, kalan Kürdün de hayatı bitti, özgürlük ve toprağı ne yapacağız?

Şaşıyorum doğrusu, Kürtler şimdiye kadar nasıl çıldırmadı? Kürtler, nasıl bir millettir?

Bu işin şakası yok, bütün dünya bilsin ki Kürtler, zulüm edilmekten, öldürülmekten ve kullanılmaktan bıktı, hem de çok bıktı, çıldırmak üzeredir.

Ey Amerika, DAİŞ’e karşı karada savaşan tek (elle tutulur) askeri güç, Kürtler değil midir?

Ey Rusya, Beşar Esad’ın imdadına koştun, ama Kürt askeri güçleri olmazsa DAİŞ ile başa çıkacağını mı sanıyorsun?

Ey Avrupa, okyanusun bir tarafında Amerika, öteki tarafında Rusya, ama dünyanın merkezinde sen varsın. Çin ve Hindistan, daha sizin gölgenizdedir. Öteki ülkeler size rağmen ne yapabilirler ki? Madem iş ve güç birliğiyle dünya’yı yönetiyorsunuz, o halde dünyanın bugün yaşadığı bu durumun sorumluları sizin dışınızda kim olabilir? Neden savaşları, zulüm ve katliamları önlemiyorsunuz? DAİŞ’i önleyemiyor musunuz? Ne ekerseniz onu biçersiniz tabii. Yine de siz isterseniz ektiğinizi de parazitleri de ortadan kaldırabilirsiniz.

Ey Avrupa, DAİŞ’in korkusunda evlerinizde rahat uyuyamıyorsunuz, hatta panik içindesiniz! En ufak bir şeyde bütün Avrupa baştanbaşa zelzele geçiriyorsunuz.

Ey Dünya, DAİŞ’in korkusunu yaşamayan kim kaldı?

Ey Dünya, şu anda DAİŞ ile göğüs göğse savaşan hangi millet var? Siz uçaklarınızla savaşıyorsunuz, ayda yılda bir insanınız ya ölüyor, ya ölmüyor, tabii ki ölmesin, ama Kürtler, canlarıyla, kanlarıyla, başlarıyla savaşıyor ve her gün onlarca Kürt öldürülüyor. Yalnızca DAİŞ öldürmüyor, İran Mollalar devleti öldürüyor, T.C. devleti öldürüyor. Yalnızca öldürmüyor, Kürtlerin hayatlarını da bitiriyorlar.

Şimdi söyleyin, ölen ölüyor, peki kalan sağlar ne oluyor?

Milyonlarca insan, nereye kaçıp göçecekler? Nereye sığınacaklar, nerede barınacaklar, karınlarını doyuracaklar, yeniden hayatlarını kuracaklar?

Suriye göçmenleri Türkiye’de neden durmuyor? Elbette bunun bir sebebi var. Kimse Suriye mültecilerine vurmuyor, ülkemizi terk edin de demiyor. Öyleyse göçmenler, neden Türkiye’den gitmek istiyor, hem de ölüm riskini göze alarak Avrupa’ya postlarını atmaya çalışıyorlar? Ege Deniz’i ve Akdeniz mülteci mezarlığına döndü! Bu neden engellenemiyor?

Siz, üç-beş milyar Euro‘ya mülteci akınını durdurabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Bir de şöyle düşünün, yerinden yurdundan zorla göçertilmeye çalışan milyonlarca Kürt de bu mültecilere katılırsa ne olur? Eğer şu kirli savaş durmazsa, Kürt illerinden büyük göç başlarsa bunun sonu ne olur? Göçlerin gelip Türkiye kentlerinde duracağını mı sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Hatta batı kentlerinde yaşamaya devam eden milyonlarca Kürt de artık oralarda kalamaz, çünkü büyük göçün başlaması demek, düpedüz iç savaşın başlaması demektir. O zaman başlayacak büyük göçün önünü kim tutabilir?

Dünya, kapitalizm yörüngesinde kaldığı sürece, tarih, silahların gölgesini aşabilir mi?

İnsanın yaşama hakkı ve emeği saygı görmüyorsa dünyanın çarkı bozuk kalmaz mı?

Kadın, ezilen cins durumundaysa yaşam düzene gelebilir mi?

Kürt veya başka bir millet, soykırım ve zulüm altında iken dünya’da huzur ve barış olabilir mi?

Dünyadaki bunca kötülük nedendir?

Ortada duran bir yığın veriden anlaşılıyor ki DAİŞ’in üremesine nedensellik eden küresel politikalar devam ettiği sürece dünya düzene gelmez.

Tarihten anlaşılıyor ki Kürdistan ve Filistin sorunu çözülmeden Ortadoğu düzene gelemez.

Son söz yerine bir şey söylemek istiyorum.

Ey T.C. devleti, bir DAİŞ gibi mi davranacaksınız, yoksa devlet gibi mi?

Eğer bir DAİŞ gibi davranmaya devam edecekseniz, buyur buradan yak, hadi bize eyvallah.

Ey dünya, Kürtler, ne savaş istiyor, ne de toprak!

AÇILIN KAPILAR AVRUPA’YA GİDELİM.

 

[email protected]

Ocak 2016/MUŞ

 

 

 

 

Hakkında Abdürrahim GÜMÜŞTEKİN

Abdürrahim GÜMÜŞTEKİN

Bu habere de bakabilirsiniz.

AMED KENT KONSEYİ TOPLANTISI \ GÖZLEMLERİM

31 Mart Yerel Seçimlerinde Kayyum döneminin sona ermesiyle birlikte Kürdistan’ın birçok belediyesi yeniden sahiplerinin (HDP …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir