Pazar, Nisan 22, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » BURJUVAZİ VE KAPİTALİZM 1 MAYIS’TAN NEDEN KORKUYOR?

BURJUVAZİ VE KAPİTALİZM 1 MAYIS’TAN NEDEN KORKUYOR?

İnsanlığın sınıflı topluma geçmesiyle birlikte ezen ile ezilen, sömüren ile sömürülen, zengin ile fakir, köle ile köle sahibi, maraba ile derebeyi, işçi ile patronlar arasındaki uzlaşmaz sınıf çelişkileri ortaya çıktı ve o günden bu yana bu iki birbirine zıt kesim arasında amansız bir mücadele başladı. Her sınıflı toplumda egemenler ile ezilenler arasında olduğu gibi, kapitalizm koşullarında da işçi sınıfı ve burjuva sınıf arasında kıran kırana bir mücadele sürmektedir. Sorun hak, adalet ve insanca bir yaşam meselesinden kaynaklanmaktadır.

Hurşit KAŞIKKIRMAZ / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Kapitalizm ve burjuvazi, kendi sınıfsal ve sistemsel karakteri gereği işçi sınıfının terinden, kanından ve emek gücünden beslenmektedir. İşçilerin kafa ve kol emeğini dizginsiz bir şekilde sömürerek, onları kendisine modern köle yaparak, onların bu statüleri üzerinde sefa sürüp krallar gibi yaşayan burjuva asalak sınıfa karşı, işçi sınıfı ve ezilenler hak, hukuk ve adalet mücadelesi vererek yaşamlarını insani normlara göre sürdürmeyi ve idame etmeyi hedefliyorlar.

Her sınıflı toplumsal sistemde bu iki birbirine zıt ve uzlaşmaz çelişkilere sahip olan sınıfsal yapıların varlığından dolayı kavga, mücadele, direniş, eylem benzeri hareketlilikler durmadan devam ederek varlığını korumaktadır. 1 Mayıs kavgası, mücadelesi, direnişi, eylemi de bunlardan biridir. Ama en önemlilerinden biri olmakla birlikte asırlardır iş, çalışma ve emek sürecinde sömürüye karşı sembol bir gün olmakla birlikte işçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak tarih sahnesine çıktı.

İşçi sınıfı ve emekçilerin burjuvazi ve kapitalizme karşı zorlu mücadeleler karşılığında kazandığı bir gün olan 1 Mayıs, bir çok ülkede resmi tatil olmakla birlikte bir çok ülkede ise resmi tatil değildir. Yaklaşık bir buçuk asırdır mücadelesi verilen 1 Mayıs ve 8 saatlik iş günü, hala bazı ülkelerde uygulanmamaktadır. Bunlardan bir tanesi 1 Mayıs’ın temelinin atıldığı ABD’dir. Bu konu ile ilgili olarak kapitalist modernitenin en gelişkin olduğu ileri ülkelerden bazı örnekler vermeye çalışacağım. Ulusal ve uluslar arası kayıtlara göre 1 Mayıs tarihçesi ve kimi önemli ülkelerde ki 1 Mayıs durumu.

İlk kez 1856’da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi’nden Parlamento Evi’ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.

Amerikalı işçilerin, 8 saatlik iş gününü kabul ettirmek için mücadelesi 1884’de başladı. ABD’nin Chicago kentinde, Trade-Unions (İşçi Birliği) Kongresi de 1 Mayıs 1886’dan itibaren normal iş gününün 8 saat olarak belirlenmesini kararlaştırdı. 1 Mayıs 1886’da ABD’nin büyük kentlerinde 5 binden fazla grev ilan edildi. Polisle grevciler arasında çıkan çatışmalarda bir işçi öldü, çok sayıda işçi yaralandı. 3 gün süren gösteriler sonrasında sendikacılardan 4’ü idam, 4’ü ağır hapis cezasına çarptırıldı. Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı‘nın 1889 Paris Kongresi’nde (II. Enternasyonalin 1. kongresi), işçilerin dayanışmaları amacıyla yılda bir günün işçilerin ortak bayramı ilan edilmesi benimsendi. Amerikalı sendikacıların önerisi üzerine o gün 1 Mayıs olarak belirlendi. Kimi kayıtlara göre ise Fransız bir işçinin önermesi sonucu 1 Mayıs işçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kabul edildi.

ABD’de 1 Mayıs resmi değil: (İngilizce: Labor Day); Amerika Birleşik Devletleri’nde İşçi bayramı her Eylül ayının ilk Pazartesi günü, işçilerin ekonomik ve sosyal hakları dolayısıyla kutlanan bayramdır. Yapılan araştırmalara göre, New York Merkez İşçi Birliği’nin sekreterliğini yürüten Matthew Maguire adlı makinist 1882 yılında bu bayramı teklif etmiştir. Diğer bir görüş ise, ilk kez Amerikan İşçi Federasyonu’ndan Peter J. McGuire’nin Mayıs 1882’de bu fikri ortaya attığı yönündedir.

Amerikan devleti bu günü, 1 Mayıs’ı unutturmak için 1890 yılında 1 Mayıs’ı “Hukuk Günü” , 1 Eylül’ü de “Emek Günü” ilan eder. Günümüzde 1 Eylül’ün diğer Amerikan bayramları gibi mağazaların indirimler yaptığı ve insanların alışveriş için koşturduğu bir tatil günü dışında bir anlamı yoktur. 1 Mayıs ise genelde New York, California ve Washington gibi büyük şehirlerde yasal olmamasına rağmen kitlesel bir şekilde kutlanıyor.

 

KANADA’da 1 Mayıs’ta resmi bayram yok: Kayıtlara göre Kanada’da ABD’de olduğu gibi bu gün yerine işçi bayramı olarak 2 Eylül belirlenmiştir. Ama ülkede 1 Mayıs’ta büyük şehirlerde başta başkent Ottawa olmak uzere Toronto, Motreal vb kentlerde kutlanmaktadır.

 

İSVİÇRE’de farklı bir durum söz konusudur: Ülkede 26 tane Kanton bulunmaktadır. Bu Kantonlar aynı zamanda birer cumhuriyettir ve içişlerinde bağımsız, otonom ama dış işlerde ise confederasyona bağımlılar. Yani 1 Mayıs gibi bir bayram için her Kanton kendi yetkisini kullanarak karar veriyor. Ondan dolayı 1 Mayıs, 8 Kanton’da resmi tatildir. 2 Kanton’da işçiler yarım gün tatil hakkına sahipler. Geri kalan 16 Kanton’da 1 Mayıs resmi tatil değildir. O gün, işçiler normal bir iş günü gibi çalışıyorlar. Dünya genelinde yaklaşık 140 ülkede resmi bayram ve tatil olan 1 Mayıs, hala bir çok ülkede ve bölgede resmi değildir.

 

TÜRKİYE’de 1 Mayıs: İstanbul’da 1871 yılında kurulan “Ameleperver Cemiyeti” ilk işçi sendikası olarak kabul edilir. 1872‘de Kasımpaşa Tersanesi işçileri ile Beyoğlu Telgrafhanesi çalışanlarının grevleri ilk grevdir. Osmanlı Devleti döneminde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanik’ti ve 1911 yılında burada tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.

Anadolu’da 1 Mayıs ilk kez Osmanlı döneminde 1905 yılında İzmir’de kutlandı.

1912’de İstanbul’da ilk defa 1 Mayıs Kutlaması yapıldı.

1923’de 1 Mayıs işçi bayramı olarak kabul edildi.

1924’de hükümet işçi bayramı kutlamalarını yasakladı.

1925’de Takrir-i Sükun Kanunu 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.

1935’de 1 Mayıs Bahar ve Çiçek Bayramı olarak ilan edildi.

1936’da ilk iş kanunu çıkarıldı.

1945’de Çalışma Bakanlığı ve İş Bulma Kurumu kuruldu.

1947’de Sendikalar Kanunu çıkarıldı.

1961 Anayasası ile grev hakkı getirildi.

1965’te sendikalar ve grevlerle ilgili düzenlemeler yapıldı.

1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun organizasyonu altında gerçekleşti.

1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı’nda yaklaşık 500 bin kişiyle en geniş katılımlı 1 Mayıs gösterisi düzenlendi. Ancak, göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34’ü, yaralanarak ve üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü. 1977 yılının 1 Mayıs günü, tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçti. Askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından Başbakan Süleyman Demirel’e rapor edilince, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun derhal resmen emekliye sevk edildi.

1978’de yüzbinlerce kişi tarafından Taksim Meydanı’nda kutlandı.

1979`da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul`da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen İstanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.

1981`de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs`ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı. Anlaşılması gereken 1980 Askeri faşist darbesinden 2008 yılına kadar geçen yaklaşık 30 yıl boyunca gerek zayıf veya güçlü bir şekilde her yıl 1 Mayıs’lar bedel ödenerek kutlandı. 2008 Nisan’ında, 1 Mayıs’ın “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edildi.

Sınıfa karşı sınıf, kapitalizme karşı sosyalizm mücadelesi yolunda önemli bir kilometre taşı olan 1 Mayıs ve 8 saatlik iş günü için, ülkede binlerce dünyada milyonlarca şehit verilerek bu güne gelindi. İnsanlık bundan sonra da bedel ödeyerek sınıf savaşımını sürdürecektir. Sınırsız, sömürüsüz, eşitlikçi, özgür ve halkların kardeşliğinin hakim olduğu bir toplumsal sistem için:

Kapitalizme, faşizme, sömürgeciliğe, emperyalizme, diktatörlüğe, şovenizme, savaşa, sömürüye karşı tepkimizi sokağa taşıyalım. Kürt halkı, azınlıklar, Aleviler, Hiristiyanlar vb. üzerinde ki ulusal, sınıfsal, inançsal, sömürü, inkar, asimilasyon ve ayrımcılığa karşı çıkalım.  İnsanca yaşanılabilecek işçi emekçi ücretleri için, eşit işe eşit ücret talebiyle 1 Mayıs’ta alanlara.

Ayrıca bu 1 Mayıs’ta ‘Cumhur ittifakı’ olarak adlandırılan AKP ve MHP’nin iş birliği sonucu seçimleri öne alarak erken seçime gitmesini ‘baskın seçim’ kararı olarak algılamak, değerlendirmek ve ona göre hareket etmek gerekiyor. Bu durum ile muhalefeti gafil avlamak, Efrin işgalinden dolayı kabaran milliyetçi dalgadan yararlanmak ve ekonomi de kötü giden gidişatın daha da vahim sonuçlara yol açmadan bu stratejik ve tehlikeli gediği aşmanın, yani iktidarı bir kez daha garantilemenin hesapları yapılıyor. Bu anlamda AKP ve MHP faşizmine, şovenizmine, sömürüsüne, fesatçılığına karşı halkların demokratik birliği, cephesi örülerek karşı çıkılmalı ve bu 1 Mayıs, halkların birliğinin, beraberliğinin, dayanışmasının sembol günü olmalıdır.

BIJİ 1 GULAN, YAŞASIN 1 MAYIS

20.04.2018

 

Hakkında Hurşit KAŞIKKIRMAZ

Bu habere de bakabilirsiniz.

KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ “CUMHUR İTTİFAKI”, KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ BASKIN SEÇİME GİDİYOR!

Bugün Erdoğan ile Bahçeli görüşmesinin ardından Erdoğan basına “24 Haziran 2018’de seçim olacağı” kararını açıkladı! …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir