Salı, Temmuz 23, 2019
Destpêk » DEVLETTE ŞEFFAFLIK / ABDÜRRAHİM GÜMÜŞTEKİN

DEVLETTE ŞEFFAFLIK / ABDÜRRAHİM GÜMÜŞTEKİN

Yerkürede kaç şeffaf devlet var?

Çok az, o da hangi konuda ne kadar şeffaf olabileceği somut koşul ve pek çok faktöre bağlıdır.

Burjuva devletin tümden şeffaf olma şansı yok, zira kapitalizmde her sorunun barışçıl ve uzlaşı temelinde çözülebileceği bir toplumsal ve siyasal sistem oluşamaz. Zira her nevi sorunların çözümü için ilgili her kesin ve toplumun her kesiminin kabul edebileceği belirlenmiş bir çerçeve ve/veya kesin uzlaşılabileceği bir yol ve metot yok. Anayasa ve yasalar bu bağlamda yapılmıyor, yapılamaz da. Neden mi? Kapitalizm böyle bir şeye müsait değil de ondan, zira sınıflı toplum çıkarlara göre tasnif olur ve üst yapılar da buna göre şekillenir. Bu düzlemde oluşan bir devlet, sınıfsal-toplumsal güçler ayırımına dayanır. Her kuvvet, temsil ettiğinin çıkarına ve ideolojisine göre hareket eder. Sınıfların, zümrelerin ve odakların çıkarları keskindir, zira birinin çıkarı diğerininkini yadsır. Egemen sınıf, cins, ulus ve din, çıkarına ve erk olmanın gereklerine göre davranır.

Bundan ötürü yerküredeki hemen hemen her devletin kaçınılmaz olarak derin bir yönü olur. Zira çıkar çatışmalarına, çelişkilere ve farklılıklara rağmen toplumu yönetmek öyle kolay değil, özellikle de geri kalmış toplumlarda bu daha zor bir şeydir, en azından toplumsal ve siyasal uzlaşı yolları daha karmaşıktır. Devletlerin otorite koymaları, baskı, şiddet ve planlar gizliliği gerektiriyor. Yönetilen kesimin-büyük çoğunluğun- hüsnü kabulüne dayalı bir yönetim ve devlet şartları kapitalizmde mevcut değildir. Zira büyük çoğunluğun zenginliği değil, fakirliği paylaşma dışında fazla şansları yok. Paylaşım-gelir dağılımı toplumun istem ve isteklerine göre değil, sınıfların ve güçlerin konumlanışına ve hissettikleri gereksinime göre belirlenir.

Sınıfların ve güçlerin tarihsel pozisyonları ve somut konumlanışları ötesinde bir toplumsal yapılanma ve siyasal sistem düşünülemez. Bu açıdan gelişmiş batı devletlerin derin yönü ile gelişmemiş veya az gelişmiş devletlerin derin yönü biraz farklıdır.

Batı ülkelerinde devlete karşı ciddi bir kalkışma olduğunda devletin derin yüzünü görmek mümkün olabilir. Organizeli işlerde derin devlet işbaşına geçer. Derin devlet başa geçtiğinde kolları da harekete geçer.

Derin devlet, elbette devletin tümünü kapsamaz, ancak devletin tümüyle ilgilidir, gizli bir organizasyondur, üst akıl olarak işler ve toplumu ahtapot misali kavrar. Buradaki akıl olağanüstü organizedir, kolları da organik birer organdır.

Derin devlet, Gladio’nun kendisi değildir ama onu kapsar. Gladio, derin devletin eylemsel işlerini üstlenen bağımlı bir koludur. Gizli-kirli işleri yürütmekle görevli demir bir koldur ve güdümlüdür, zira beyin olarak bağımlıdır.

Derin devlet, illegal bir organizasyon olduğundan gizli servislere ihtiyaç duyar, topluma ve devlete duvar arkasından bakar, kapalı kapılar arkasından organize olur, yönlendirme ve yönetme görevini üstlenir, hassasiyet ve hayatiyet durumuna ve gizlilik prensibine dayalı hareket eder.

Fakat Gladio, kimi yer ve zamanlarda derin devleti gölgeler ve hatta yerini bile alabilir. Zira gündemi ağırlıklı olarak organizeli işler aldığında kollar gövdeyi sıkı kavrar ve gövdenin üstündeki kafayı ya kendine çevirir, ya da o kafayı dışlar ve kendine göre bir baş gövdesinin üstüne uydurur. Öylesi durumlarda Gladio, yalnızca derin devleti değil, devletin tümünü etki altına alır.

Bu, aşağı yukarı her yerde böyledir ama geri kalmış ve dolayısıyla birçok problemini aşamayan yerlerde durum daha vahimleşir.

Gladio, yalnızca ülkelerin gelişkinlik düzeyine göre değil, toplum ve devletin durum ve ihtiyaçlarına göre düşünülen bir şeydir. Bir başka deyimle kapitalist toplum ve devletin kritiğinden kaynaklanan ve kriz durumlarında bir can simidi olarak düşünülen özel bir tasarıdır. Devletlerin başı dara girdiğinde ilk aradıkları telefon Gladiodur.

Mesela, emperyalist devletler, soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği ve onunla paralel duran, dolayısıyla hem ondan destek alan, hem de ona destek olan çeşitli ülkelerdeki iç muhalefetlerin oluşturduğu tehdide göre Gladio kullanmışlardı. O dönemde düşürülen yolcu uçakları (hala faili tespit edilmeyen benzer birçok eylem) hatırlanırsa mesele daha iyi anlaşılır.

Hiçbir kapitalist devlet, derin yönünü tümden dışlamaz, dışlayamaz da, zira kapitalist devlet, hukuku, ortak hak kavramını, eşitliği, demokrasiyi, özgürlüğü ve şeffaflığı direk öncelemekten daha ziyade durduğu düzlemde her şeye yarar büyütecinden bakarak neye ne kadar ihtiyaç duyulduğuna göre önceliklerini ve kurallarını belirler. Muhteva ve biçimini de bu çerçevede kazanır.

Derin devletin kulakları deliktir, zira gizli servislere dayanır.

Derin devlet, asla meşru değildir, olamaz da. Gladio, bir suç örgütüdür.

Türkiye’de derin devlet, derin bir yaradır, onu da bir sonraki makalemde ele alacağım.

[email protected]

 

Hakkında Abdürrahim GÜMÜŞTEKİN

Abdürrahim GÜMÜŞTEKİN

Bu habere de bakabilirsiniz.

AMED KENT KONSEYİ TOPLANTISI \ GÖZLEMLERİM

31 Mart Yerel Seçimlerinde Kayyum döneminin sona ermesiyle birlikte Kürdistan’ın birçok belediyesi yeniden sahiplerinin (HDP …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir