Cumartesi, Nisan 7, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » İNSANLAŞMA SÜRECİNDE DEĞER VE DURUŞ BİÇİMİMİZ!

İNSANLAŞMA SÜRECİNDE DEĞER VE DURUŞ BİÇİMİMİZ!

Bireyin yetiştiği ortam sağlam olmalı, asgari düzeyde sevgi ve koruma koşulları ve ihtiyaçları sağlanmalı. Bu şekillenme üzerinde gelişen birey ilerleyen yaşlarda toplumsal yaşam içerisinde bireysel duruş ve kararları da istisnalar hariç, bireysel şekillenmesi de o kulvarda olması kaçınılmazdır.

Zeynel A. Göçer / Rojnameya Newroz

Bunu temeli sağlam olan bir binanın gelişen deprem ve sarsıntılar karşısında ki dayanıklılığı ile de örneklendirebiliriz. Veya mayası temiz olan bir hamurun lezzetti  ile veya herhangi maddesi belli olmayan bir maya ile yoğrulmuş hamurun şekil almaması olarak da örneklendirebiliriz.

Bu nedenle sosyal davranış bozuklukları gibi bir bilim dalı şekillenmiştir. En yakınınızdaki kişiden dahi bazen mantığını çözemediğiniz tavır ve davranışlarla karşılaşabiliyoruz. Normal standartlarda “Düşman” diye tabir edilen karşı kutuptaki insana “yapılan” davranış oğluna, kızına, kardeşine, yoldaşına yapılabiliniyor. Bu insanlar “normal” olması gereken çocukluk, ergenlik ve yetişkin dönemlerinde  ait oldukları toplumsal değer ve şekillenmelerden mahrum kalmış kişiliklerdir. Bu tavır ve davranış içerisinde olan tek tek bireylerin yaşamını masaya yatırıp incelendiğimizde, büyük boşluk ve gediklerin olduğu kaçınılmazdır. Narsistliğin oluşmasında bu süreçlere maruz kalmış kişilerin oranı büyüktür. Dolayısıyla bu insanları hastalıklı insanlar kategorisinde değerlendirmek gerekir. Deyim yerindeyse  “eksik” kişiliklerdir. Bu şekilde değerlendirildiğinde mantığını oluşturup puzzle’nin parçalarını yerli yerine oturtabiliriz . Yoksa bu insanları “Normal” veya sağlıklı insanlar olarak değerlendirdiğimizde mantık itibari ile bu insanları çözmek imkansızlaşabilir. Soruna bilimsel metotlarla bakmakta fayda var. Bu kişilerin tek tek sosyolojik, psikolojik ve ekonomik geçmişlerini, bireysel, feodal ve sınıfsal faktör ve etkenlerini incelediğimizde, bu şahısların tavır ve davranışlarındaki dengesizliklerini de yerli yerine oturtmak mümkün. Şok ve artçı sarsıntılar yaşamaktansa, feodal, kapitalist, sosyalist vb değerler silsilesi içerisinde bocalayan ve bu sistemlerin hiçbirisine “sadık” kalmayarak asosyal yaşam biçimi ve bu sistemlerin hepsinden birazını içinde barındırarak oluşan kişiliklerden karmaşa bir yapı kaçınılmazdır.

İdeolojik anlamda savunduğumuz felsefi duruş veya duruşsuzluğumuzu, kendimize yüklediğimiz misyon ve sonu  “ist” veya “izm” ile biten kavramlar bu hata ve sorumsuz davranışlarımızı hafifletmeyecektir.

Bu yazı herhangi bir birey ve grubu  kast etmemiştir, daha çok sosyolojik ve psikolojik ölçü ve değerleri gözeterek, sosyal ve siyasal yaşam içerisinde bir analiz yapılmaya çalışılmıştır.

Mart 2017

Yazarımızın bir önceki yazısını okumak isterseniz

HDP KÜRT PARTİSİ DEĞİL MİDİR! / ZEYNEL A. GÖÇER

 

Hakkında Zeynel A. GÖÇER

Zeynel A. GÖÇER

Bu habere de bakabilirsiniz.

BATI İLE RUSYA GERİLİMİNİN, TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN’A YANSIMALARI

Eski Rus istihbarat ajanı Sergey Skripal ve kızı Yuliya’nın İngiltere’de “noviçok” adlı sinir gazıyla zehirlenerek …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir