Salı, Temmuz 24, 2018
Destpêk » CÎHAN » İSVİÇRE’DE GÖÇMENLERE DÖNÜK ASİMİLASYONA DAİR GÖZLEMLER

İSVİÇRE’DE GÖÇMENLERE DÖNÜK ASİMİLASYONA DAİR GÖZLEMLER

İsviçre Avrupa’nın ortasında Avrupalı olmayan, küçük şiirin bir ülke.  Ekonomik olarak diğer Avrupa ülkelerinden daha ileri bir konumda, bireyselliğin en fazla devlet tarafından empoze edildiği ülkedir. Ailesiyle oturan bir çocuk burada ailesine kira ödemek zorunda, eğitimden, masraflarından, diğer ihtiyaçlarına kadar kendisi çalışıp karşılamak zorundadır.

Özgür Toprak / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Sistematik olarak devlet tarafından, aile ve akraba bağları koparılarak en küçük örgütlenme şekli olan aile ve akraba ilişkileri yok edilmekte. Bu yazıda, bu politikanın Kürdistan ve Türkiye metropollerinden gelen politik bilince sahip Kürtlerin ve Türkiyeli komünistlerin bu kültürün etkisinde çok fazla kalması ve bu kültürün Kürt diline, kültürüne, Kürt diasporasının örgütlenmesi üzerine olumsuz etkisinden bahsetmek istiyorum.

Eşim Azeri bir ailenin kızı, politik bir ailesi var. Daha doğrusu baba tarafı Komünist düşünceye sahip, anne tarafı ise İslamiyet’in Şii tarafından dindar bir aile. Bir gün biz bu konular üzerinde eşimle konuşurken eşim gayri ihtiyari olarak “mesela babam da benim kız kardeşimden kira alıyor, babamın arabasını kullanıyor aylık para veriyor.” dedi.

Hem eşimin akrabaları hem kendi ailem ve akrabalarım tarafından “politika karın doyurmuyor, çocuk sahibi olacaksın politikayı bırak, Türkiye’ye gidemezsin” gibi söylemler dile getirilmekte, bu durum her ailede böyle yaşanmakta.

Bu söylemler Kürt dilini ve Komünizm değerlerini ileriye taşıyacak çocukları, kimliğinden ve kültüründen koparıp mücadeleyi zayıflatmaya sebep vermekte.

Buradaki dil durumu Kürdistan şehirlerinden biraz farklı olarak, İsviçre’deki  Kürdistanlılar için Kürt dil sorunu daha az önem teşkil etmekte, gerektiğinden fazla para kazanma hırsı anadili olan Kürtçeyi konuşmamasında çok belirleyici olmakta.

Burada iki yılı aşkın gözlemlerimde şunları gördüm; çocuklara Almanca dilini öğrenme baskısı yapılırken Kürtçe öğrenmeye teşvik edilmiyorlar, aile içi konuşmalarında Türkçe ve Almanca konuşulmakta.

Kendileri politik faaliyette bulunurken çocuklarını, politik faaliyetten uzak tutma çabaları takdire şayan. Geçenlerde babamın vefatından dolayı İsviçre’de yemek verdik, Avrupa ülkelerinden akrabalarımız geldi, Almanya’dan amcamın oğlu ile bu konuda ayaküstü konuştuk. “bir gün dedi bir arkadaşa ya çocuklarını gençlik kampına gönder, bir derneğe yolla kendi kültüründen dilinden kopmasın dedim adam bana döndü dedi ki ben yapıyorum, çocuğum bu tür şeylerden uzak dursun, peki sen ölürsen bu dili ve kültürü geleceğe kim taşıyacak ses çıkarmadı.‘’

İsviçre’de  Kürdistani ve Komünist  mücadelede yer alan ailelerin çocuklarını komünist mücadeleden uzak tutmaları, Kürdçe öğretmemeleri İsviçre’de Türk egemenlik sistemi lehine çok önemli sonuçlar doğurmakta.

İsviçre’deki Kürd siyasal partilerinin,  büyük bir kısmının yöneticilerinin çocukları Kürdçe bilmiyor. Komünist parti yöneticilerinin çocuklarının büyük bir kısmı mücadelen uzak tutuluyor.

Dil bilimciler, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, dilin yerine ve zamanına göre, çok önemli bir direnç ve mücadele aracı olduğundan bahsederler.

İsviçre’de 3-4 nesil sonra asimilasyon gerçekleşecektir. İsviçre’de önce çocuklar, daha sonra torunlar, giderek babalar asimile olmaya başlayacak. Babaların Kürdistan’a ilişkin duygusu da artık, ‘öldüğümde beni Kürdistan’a götürün, beni kendi köyüme gömün’ demekten öteye geçmeyecek.

Hakkında Özgür TOPRAK

Özgür TOPRAK

Bu habere de bakabilirsiniz.

DOĞAYA NOBRANCA YAKLAŞIMIN AĞIR BEDELLERİNE HAZIR OLUN!

Öncelikle Çorlu tren faciasında ölenlerin ailelerine başsağlığı yaralılara acil şifalar diliyoruz. Türkiye’de ve dünyada beklenmedik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir