Pazar, Nisan 22, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » İTTİFAK İÇİN KÜRTLER BİR ARAYA GELMELİ

İTTİFAK İÇİN KÜRTLER BİR ARAYA GELMELİ

Baskın seçim kararını değerlendiren Kürt parti temsilcileri, Erdoğan-Bahçeli ikilisinin korkuları sonucu böyle bir karar aldığını vurgulayarak, Kürtlerin bir araya gelerek ortak adayla seçime girmesi gerektiğini söyledi.

AKP-MHP ittifakı tarafından alınan baskın seçim kararı üzerine, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) 24 Haziran’da yapılacak seçime giremiyor. Teşkilatlanma çalışmalarını henüz tamamlamadığı için seçime girme hakkı elde edemeyen HAK-PAR’ın seçimde takınacağı tutum önümüzdeki günlerde netleşecek.

‘ERDOĞAN-BAHÇELİ MÜŞTEREK KORKULARI SEÇİM YAPTIRDI’

Baskın seçim kararını değerlendiren ÖSP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, “Cumhur ittifakı”nın bir korku sonucu oluştuğunu söyledi. Çiftyürek, ittifakın en birincil korkusunun Kürtler olduğunu kaydetti. Baskın seçim kararının da bir takım korkular nedeniyle alındığını ifade eden Çiftyürek, “Halkın gözünde Bahçeli, AKP’nin kuyruğu oldu. Yedek lastik görevi gördü. Bahçeli bu ittifaka girmeseydi MHP eriyip bitecekti. Seçime gitmenin nedenlerinden biri budur. Bir diğeri ekonomik kriz gerçekliğidir. AKP, muhtemel bir ekonomik kriz çıkacağını öngördü. Türkiye’de iki büyük holding borçlarını ödeyemediği için yapılandırma istediler. Şeker fabrikaları özelleştirildi. Devlet demiryolları, havayolları hepsi satıldı yine de dövizdeki yükselişin önüne geçemediler. Ekonomik krizin geldiğini gören ittifak bir an önce seçimleri yapıp kriz yaşanmadan önce yeniden seçilmek istediler.

Bunların yanı sıra Türkiye halklarına zafer olarak sunulan Efrin yakın zamanda Erdoğan’ın hezimeti olarak ortaya çıkacak. Suriye’deki kimyasal silah iddiaları olmasaydı Rusya, Türkiye’yi Efrin’den çıkaracaktı. Yine Erdoğan, Efrin’den sonra Minbiç, Qamişlo, Kobanê ve Şengal diyerek propaganda yapıyordu. Erdoğan, bunları yapamayacağını biliyordu. Bu hezimetler ortaya çıkmadan seçim yapılması kararı alındı. AKP ve MHP’nin müşterek hesaplarından biri de baskın seçim yaparak HDP ve İYİ Parti gibi bir takım kendilerine rakip olabilecek partileri hazırlıksız yakalamaktı” şeklinde konuştu.

‘KÜRTLER BİR ARAYA GELMELİ’

Kürt partilerin baskın seçim karşısında derhal bir araya gelmesi gerektiğini kaydeden Çiftyürek, geçtiğimiz Aralık ayında yapılan “Kürtler süreci tartışıyor” toplantısına katılan kişilerin tekrar bir araya gelerek ittifak oluşturması gerektiğini söyledi. Çiftyürek, “120 kişinin süreci tartıştığı o toplantıda olduğu gibi en yakın zamanda tekrar bir araya gelinmeli. O toplantıdan sonra kurulan 20 kişilik çalışma grubu vardı. Bu grup tüm kesimlerle bir an önce temasa geçmeli. İzlenecek yolu belirlemelidir” önerisinde bulundu.

‘AKP SEÇİMİ KAYBEDERSE BAŞKANLIK KAYBEDER’

AKP’nin seçim sonuçlarına saygı duymadığını sözlerine ekleyen Çiftyürek, “Halkımız oy veriyor seçiyor. Cezaevine atıyorlar. Yeni bir yol izlemek zorundayız. Sandıkların ve seçimlerin güvenliği de şüphelidir. Sahtekarlığı yasaya koydular. OHAL şartlarında gerçekleştirilen bu seçim aynı zamanda başkanlık sistemi isteniyor mu, istenmiyor mu? Bunun da seçimi olacak. Yerel seçimlerden önce bu seçimin yapılması da manidardır. AKP, yerel seçimler ile başkanlık seçiminin birbirine yakın olmasından da korktu. AKP bu seçimi kaybederse başkanlık sistemi de kaybedecektir” yorumunda bulundu.

‘DEMOKRATİK BİR SEÇİM OLMAYACAK’

Seçime girme hakkı elde edemeyen HAK-PAR Diyarbakır İl yöneticisi Paşa Akdoğan da, AKP’nin Kürtlere karşı saldırgan bir tutum içerisine girdiğini söyledi. AKP’nin MHP ile yaptığı ittifak sonrası Kürtlere düşmanca saldırdığını ifade eden Akdoğan, ekonomideki kötü gidişin de seçimin bir nedeni olduğunu vurguladı. Baskın seçimin Türkiye’nin demokrasisine hiçbir katkı yapmayacağının altını çizen Akdoğan, “Mesela biz parti olarak örgütlenme çalışmalarımızı sürdürüyorduk. Biz bu çalışmaları sürdürürken yapılacak olan baskın seçim bizim seçime girmemizi de engelliyor. Bize göre bu seçim asla demokratik falan değildir. Anti demokratik uygulamalarla doludur. OHAL şartları altında yapılacak bir seçimin meşruiyeti de yoktur” dedi.

‘EL ELE VEREREK DİKTA REJİMİNE KARŞI DURMALIYIZ’

Seçimde nasıl bir tavır alacakları yönündeki soruya Akdoğan, “Parti olarak demokratik bir karar alabilmek için 30 ilde bulunan il teşkilatlarımızın görüşlerine başvuracağız. Tabanımızın istediği doğrultudaki karar Parti Meclisimize sunulacak. Parti Meclisimizin bu konuda alacağı karar bizim için bağlayıcı olacaktır. Temel arzumuz, bu süreçte Kürtlerin ortak bir mutabakatla ortak Cumhurbaşkanı adayı çıkarmasıdır. Kürtlerin Kürtlerden başka dostu yoktur. Bütün Kürt siyasetçilerinin bunu iyi görmesi gerekiyor. Partimizin ittifaklar konusundaki çalışmaları da devam ediyor. El ele verip bu zorba, dikta rejimine karşı çalışmalarımızı yürütebiliriz” yanıtını verdi.

 

https://mezopotamyaajansi.com/tum-haberler/content/view/21552

 

Hakkında Rojnameya Newroz

Rojnameya Newroz
Rojnameya Newroz

Bu habere de bakabilirsiniz.

YA SOSYALİZM YA BARBARLIK!

 Deyişin yaygınlaşmasını Rosa Luxemburg’a borçluyuz. Luxemburg onu Friedrich Engels’e atfediyor. Daha titiz araştırmalar[2] ise Krl Kautsky’yi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir