Pazartesi, Mayıs 27, 2019
Destpêk » GIŞTÎ » KAYNAYAN ORTADOĞU’DA KÜRTLERİN YERİ VE ROLÜ / Ali AYDIN

KAYNAYAN ORTADOĞU’DA KÜRTLERİN YERİ VE ROLÜ / Ali AYDIN

Ali Aydın* / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

İnsanlık tarihi bir mücadeleler tarihinde farklı düzeylerde cereyan eden mücadelelerin en önemlisi, özgürlük, eşitlik ve adalet arayışı olmuştur. Bugünkü dünyamızda toplumların ırkçı, milliyetçi güçlere karşı durması, bu güçlere karşı bir toplumsal desteğe dayanarak mücadele etmesi büyük bir önem taşır. İnsanlık tarihinde din, dil, ırk, cinsiyet farkı olmaksızın, yaşamın her alanında özgür, eşit, insanca yaşanan bir dünya, bu yönde bir özlem olarak varlığını sürdürüyor. Emperyalizmin Ortadoğu halkları üzerindeki baskı ve sömürü politikalarına ekonomik ve siyasi anlaşmalarına karşı mücadele etmek, ezilen tüm halkların ve demokratların görevi olmalıdır. Halkların kendi kendilerini yönetebileceği mekanizmaları geliştirmek ve bunun için mücadele etmesi gerekir. Ortadoğu’daki siyasi gelişmeler dengeler açısından tarihi ve kritik öneme sahiptir. Bunların bölge siyasetinde belirleyici bir niteliğe sahip olduğunu, tüm ezilen halklar ve demokrat insanlar kabul etmekteler.

Türkiye’nin Ortadoğu’ya liderlik yapacak bir ülke konumunda olmadığı bilinen bir gerçektir. Çatışmalar odağı haline gelen Ortadoğu’da sürecin nereye evrileceği, dengelerin hangi güçlere dayalı şekilleneceği konusunda Suriye’nin konumu bölgenin geleceğini belirleyen kilit nokta durumundadır. Ancak uluslararası güçlerin desteğine rağmen, mevcut Suriye muhalefetinin örgütlü tüm kesimleri içine alabilecek bir bütünlüğe sahip olmaması siyasi gücünü toparlayamamıştır. Ayrıca muhalefet adına ortaya çıkan bazı çete örgütlerinin varlığı halkta derin kaygı ve endişe yaratmıştır.

Toplumlar kendini çağa göre değiştirmesini bilmeseler, çağın gerisine düşüp, yok olup ortada kalıyorlar. Osmanlı İmparatorluğu kendini eğer çağa göre değiştirmesini bilseydi, belki bugün Ortadoğu’nun büyük bir kesimine dayanan ve dünyanın büyük bir devleti olarak varlığını sürdürebilirdi. Osmanlı İmparatorluğu çağdaş ve bilimsel gelişmelere ayak uydurmadığı için varlığını sürdüremedi.

Herkesin kendini özgürce ifade edebileceği demokratik bir ortam oluşturulursa, Türkiye’de hiç kimse bu ülkenin bölünmesini elbette istemeyecek. Kürtler ve Türkler ayrı iki toplum yapısına sahip olsalar bile, eşitlik temelinde birlikte yaşamak arzularını engelleyecek hiçbir neden de kalmayacak. Çünkü Kürtler de bu ülkede kendilerini kurucu unsur olarak görmekteler. Halen çağın gerisinde kalan ırk esasına ve dar milliyetçilik anlayışı cumhuriyetin kurulması ile birlikte halen günümüze kadar devam etmektedir. Bu anlayış hiçbir topluma ve ülkeye fayda getirmediği gibi, daima o ülkelere zarar verdiği de bilinen bir gerçektir.

Kürtler bugün Ortadoğu’da demokratik ve toplumsal barışı esas alan ve bölgede bir halk olarak büyük rol oynayacak örgütlü güçtür. Bölge dengelerinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken en önemli aktörlerin başında yer alan bir konuma sahiptirler. Kürtlerin içinde olmadığı bir çözüm gerçek ve kalıcı bir çözüm olmayacaktır.

Özetle bu durum Kürt özgürlük hareketinin Ortadoğu’nun geleceğine yön veren bir konumda olduğu gerçeği, kendini güncel olarak uluslararası alanda da dayatmaktadır. Artık 20. yüzyıldan kalma statü günümüzde geçerliliğini kaybetmiştir. O çizilen statüler artık yok olma ile karşı karşıyadır. Yeni bir denge için tarihsel, toplumsal, etnik ve dinsel çelişkiler üzerinde daha adı konulmamış bir savaş yürütülmektedir. Demokrasi ve özgürlük güçleri ile uluslararası hegomonik ve statükocu güçler arasındaki mücadele halen varlığını bölgede korumaktadır.

Bölgede savaşsız bir ortamı oluşturmak, barış, demokrasi ve insan haklarını temel alan bir bölgesel yeni yönetim artık zorunludur. Kürtler ve bölgede yaşayan diğer halklar artık özgürlüğe hasretler! Ortadoğu’da barış ve özgürlük tüm kardeş halkların ortak arzusudur. Savaşsız bir ortamda bölgedeki halkların bu arzularının artık yerine getirilmesi zamanıdır. Nihayetinde özgürlük bölgede yaşayan tüm halkların olacaktır!..

*Ekonomist-Siyasetçi

Ocak 2019

Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 4

Derginin PDF formatı için buraya tıklayın

Hakkında Rojnameya Newroz

Rojnameya Newroz
Rojnameya Newroz

Bu habere de bakabilirsiniz.

SUDAN VE CEZAYİR AYAKTA!

Sudan ve Cezayir Ayakta! Kuzey Afrika’nın iki Arap ülkesinde halk isyanları devam ediyor, halklar sokakları …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir