Çarşamba, Temmuz 25, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » MİLLET OLABİLMEK!

MİLLET OLABİLMEK!

Ulus devlet sorununu çözememiş toplumlardan, ulus devlet problemini çözmeye yönelik ortak akıl ve tavır alınmasını beklemek abes değildir.

Zeynel A. Göçer / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Bu da millet olmayı ve bir milli refleks göstermeyi gerektirir. Egemen ulusların böl, parçala ve yönet siyaseti Ortadoğu’da başarılı bir şekilde işlemeye devam ediyor.

Negri vb. kimi düşünürlerin ulus devlet kavramının aşıldığı, kulağa hoş geldiği, kimi Marksistlerin de desteklediği bu fikrin ulus devlet sürecini yaşamış ve yüzyıllardır bu kimlik ve kimlikten kaynaklı doyuma ulaşmış uluslar için, uzun vadede Marksistlerinde tezi olan sınırız ve sınıfız bir dünya hedefi ideal bir hedef olsa da ulus devlet, ulus kimlik problemini yüzyıldır çözmemiş başta Kürtler ve Filistinliler olmak üzere, buna benzer halklar için günümüzde karşılığı yoktur.

İngilizlerin Sanayi Devrimi, Fransızların Rönesans, Aydınlanma Devrimi, nice keşifler ve icatların ilk bu topraklarda ifa bulduğu ve dünyaya mal olduğu, matbaanın Ortadoğu’dan 200 yıl önce keşfedildiği topraklarda, ulus devlet veya ulus kimlik sorunu, kapitalizmin en yüksek aşamasını yaşadığı topraklarda, kişi başına düşen milli gelirin 50 bin dolar olmasına rağmen, halen güncelliğini koruyorsa, dinsel ve mezhepsel, ulus kimlik problemini ve ekonomik sorunlarını iliklerine kadar yaşayan Ortadoğu’da ulus kimlik problemini “yokmuş” gibi davranmak, eşeği minareye çıkarmaya çalışmak kadar komiktir.

Avrupa Birliği ülkelerinin daha çok ekonomik, ticari birliğe dayalı bir güç olabilme girişimi kısmen başarılı bir girişim olsa da siyasi ve ulus kimlik aidiyetinin silinmesi veya hafiflemesi hedeflenmemiştir. Böylesi bir iddiası da yoktur zaten.

Hal böyle iken, kimilerinin Ortadoğu’da ulus kimlik problemi yokmuş gibi davranması, egemen siyasal rejimlerin Türkiye, Irak, İran ve Suriye gibi ulus, ırka dayalı kimlikten kaynaklı Kürtleri yok sayan mantıktan hareketle, kendilerinin dışında kalan ulus ve azınlıkları yok saymaya çalışmasını anlamak zor değil ama Kürtlerin ve bölgedeki diğer halkların özgürlüğünden yana olan, onun için mücadele ettiğini savunan kimi yapıların ulus kimlik, ulus devlet yaklaşımını anlamak gerçekten zor.

Kürtler ortak aklı ve birlikte mücadele anlayışını geliştirmelidir.

Üniter devlet yapısının yaklaşımı Kürt ve Kürdistan sorununu yok saymaktadır. Bundan ötürüdür ki on binlerce Kürt, zaman zaman Kürtlerin bile birbirileri hakkında kriminal dille telaffuz edilen siyasal yapıların üyesi, yöneticisi veya yardım yataklık iddiası ile on yıllardır cezaevindedirler.

Sömürgeci devletlerin yaptırımlarını, örneğin İran’da Kürtlere yönelik sistematik olarak sokaklarda halka teşhir edilerek idam edilmelerine karşın milli bir refleks gösterebiliyor muyuz?

Suriye’de Kürtlerin Kürt olmalarından kaynaklı kimlik dahi verilmemesini milli bir sorun haline getiriyor muyuz?

Irak’ta Kürtlerin, Ezidilerin kadın ve kızlarının alıkonulmalarının milli bir sorun haline getirebiliyor muyuz?

Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı birimlerin yerle bir edilmelerini, önce öldürüp, sonra da boğazına ip geçirilerek sokaklarda sürüklenmesi karşısında milli bir refleks gösterebiliyor muyuz?

Yazmadığımız nice acı, gözyaşına, katliamlara karşı bir refleksimiz olmayacak mı? 40 yıldır siyaset sahnesinde olacaksın, reel siyasetten uzak, kendin çalıp kendin oynayacaksın. Hedef tahtasına egemen sömürgeci tahakkümcü egemen devletleri koyacağına, tüm siyasal stratejini bir Kürt partisinin yapacağı yanlışı bekleyerek siyaset yaptığını zanneden yaklaşım sakat bir yaklaşımdır.

Kürtler dört parçada, her bir Kürt diğer Kürde saygı duymalı, onu kardeşi gibi hissetmeli, ruhsal şekillenmesini buna göre şekillendirmeli. Aksi taktirde, birileri Barzani ile, diğerleri Apo ile, berideki Burkay’la, diğeri rahmetli Şerafettin Elçi ile, daha başkaları Sinan Çiftyürek ve Mesut Tek vb ile uğraşmayı siyaset sanıp, reel siyasetten uzak dedikoduyu yakın bir şekilde yaşamını tamamlayarak göçüp gideceklerdir.

Sonuç itibari ile Kürtler bir millettir ama davranış ve milli reflekslerin de kimi sıkıntıları vardır. Sorumlu siyasetçiler, başta sosyalist ve komünistler olmak üzere psikolog ve sosyal bilimciler bu sorunlu davranışları gidermeye yönelik çözümler geliştirmekle mükelleftirler.

Rahmetli Cegerxwîn’nun tarihi sözü ile bitireyim yazıyı: Kurdino bibin yek. Eger hûn nebin yek hûn ê herin yek bi yek. (Kürtler birlik olun, birlik olmazsanız tek tek biter, yok olursunuz.) 24.07.2018

[email protected]

Hakkında Zeynel A. GÖÇER

Zeynel A. GÖÇER

Bu habere de bakabilirsiniz.

İSVİÇRE’DE GÖÇMENLERE DÖNÜK ASİMİLASYONA DAİR GÖZLEMLER

İsviçre Avrupa’nın ortasında Avrupalı olmayan, küçük şiirin bir ülke.  Ekonomik olarak diğer Avrupa ülkelerinden daha …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir