Cumartesi, Haziran 30, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » NEPALİN EZİLEN HALKI DALİTLER

NEPALİN EZİLEN HALKI DALİTLER

Kürdistanlı komünistlerin işi zor. Ezilen ulusun komünisti olmak, bunun yanında dünyadaki ezilen halkların sorunlarını gündemleştirmek gibi zor bir görevi var. Aşağıdaki yazı bunla ilgili, DW Türkçe’nin sitesinde izlediğim bir video da karşıma çıktı bu halk.

 Özgür Toprak / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Kast sisteminin kuralları ilk olarak Manu Kanunları’nda (Manu Smriti) M.Ö. 200 ve M.S. 200 yılları arasında yazılmıştır. Buna göre, birey, kast içindeki statüsüne doğuştan sahip olur.

Dalit; Sanskritçe bastırılmış, ezilmiş, mağdur anlamına gelir. Dalitler kastlar dışı olarak kabul edilmektedir. İnsanlığın en aşağı tabakasında yer alanlar olarak da anılır.

Brahmanlar “saf” olarak bilinirlerken, deri işçileri, temizlikçiler, berberler, balıkçılar, çöpçüler yani elleriyle kirli işlerle uğraşan Dalitler de “kirli” olarak değerlendirilir. Bu fiziksel temizlik ve kirlilik ölçütü zaman içinde sosyal, politik, ekonomik ve eğitim ayrımcılık haline dönüşmüştür.

Dalitler, yüksek kastlardan insanların, kirlenecekleri inancıyla kendilerine dokunmamaları ya da onlarla yemek ve sularını paylaşmamaları, aynı tapınaklarda ibadet etmemeleri, kahvehanelerde ayrı fincanlar kullanmak zorunda bırakılmaları, yalnızca onlara gösterilen alanlarda yaşayabilmeleri, çocukların okullarda aynı sınıfta okumalarına izin verilse bile ayrı yerde oturtulmaları ve tüm pis işlerin sadece onlara yaptırılması türünden ayrımcılığa tabi tutuluyor.

Toplam nüfusun hiç de azımsanmayacak yüzde 16 gibi bir oranını oluştursalar da özellikle fanatik Hindu örgütleri tarafından insanlık dışı davranışlara maruz kalıyorlar. Her ne kadar kast sistemi Hindistan’ın bağımsızlığından sonra kaldırılmış ve Dalitler’e karşı ayrımcılık yasa dışı olmuş olsa da günümüzde ülkenin birçok kırsal bölgesinde hala uygulanmaktadır.

Araştırmalara göre en yüksek kastı oluşturan Brahmanlar medyada kilit noktaların yüzde 49’unu ellerinde bulundururken, Dalitler’de bu rakam ancak yüzde 4. Medya sahiplerinin üst-kasttan olduğu bir medya ortamında medya yöneticileri ve çalışanlarının da üst kasttan olmalarının normal olduğu kanısı yerleşmiş. Burada asıl sorun gazetecinin bir birey olarak değil, alt kast üyesi olarak algılanması.

Haber odaları ve basın kulüplerinde de marjinalize ediliyorlar. Aldıkları maaş ile yaşamlarını şehirde sürdürebilmeleri neredeyse imkânsız; zira ekonomik yönden güçsüz ve eğitim açısından geri kalmış ailelerinin de yükünü çekiyorlar. İş yerinde kabul görmeleri için çok daha fazla çalışmaları gerekiyor. Söyledikleri her şey ya hafife ya da alaya alınıyor. Bilgisayar, klima gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyorlar. Dalitler’in medyada temsil ediliş biçimleri de oldukça sorunlu. Yolsuzluk veya vahşet durumlarında haber konusu ediliyorlar. Özellikle de eğitim konularında -eğitim kurumlarının niceliksel ve niteliksel yetersizliği ile ilgili haberlerde- pozitif ayrımcılık yapılıyor. Dalitler; ihtilaf, cinayet, sinema, kriket ile ilgili haberlerde konu ediliyor, aksi takdirde yok sayılıyorlar.

Kaynak:

1:DW Türkçe

2:http://www.milliyet.com.tr/hindistan-in-en-alt-tabakasi–dalitler-molatik-4594/

3: http://isyandan.org/haberler/hindistan-zulme-karsi-dalitlerin-baskaldirisi-buyuyor/

4:https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Dalit

5:http://www.gazeteuzay.com/dalitlerin-zorlu-hayatlari-102319.html

 

Hakkında Özgür TOPRAK

Özgür TOPRAK

Bu habere de bakabilirsiniz.

DİYARBAKIR’DA DOĞRU SÖYLETİP ANKARA MGK’DA ŞAŞIRTAN MESELE!

I – 24 Haziran seçimlerine iki gün var, heyecan halen genelde zayıf! Yaz sıcaklığına denk gelen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir