Cumartesi, Nisan 7, 2018
Destpêk » CÎHAN » PARLAMENTER GÖRÜNÜMLÜ YENİ FAŞİZM

PARLAMENTER GÖRÜNÜMLÜ YENİ FAŞİZM

Fransa’da seçilmişler halkın gözünde öyle bir kötü hal almıştılar ki tam da “kepazelik” denen bir durum. Gerçekten de Temsili Demokrasi tamamen bir sirk oyunu.

Fevzi Kartal / Tüm yazıları için buraya tıklayın

Yıllardır profesyonel politikacılar hep iş başında idi. Aynı şahıs ya da şahıslar ya şu ya bu kurumda ya da başka bir diğer kurumda hep yönetici konumda, en tepe yerlerde idiler. Cumhurreisi olup bir dahaki seçimde seçilmiyor ama şurda ya da burda söz geçirici veya önemli bir kurumda bazen açık bazen de perde arkasında her şeye burnunu sokabiliyor. Sarkozy vb gibi şahıslar cumhurreisi seçildiler, sonunda girdikleri seçimde yeniden seçilemediler; ama günlük yaşamda yine sanki seçilmişler gibi sahnedeler. Üç aşağı beş yukarı başbakanı böyle, senatörü böyle.

Sağcı liberal, sağcı muhafazakâr, sosyalist parti hepsinde bu partilerin tepe noktalarındaki yöneticileri profesyonel adamlardan müteşekkil. Çıkarsız, kişisel hesapsız içten geldiği gibi davranıp düşünsel temelde politika yapan ve de toplumu değiştirmeye yönelik, daha güzel bir eşitlikçi ve adaletli yaşama yönelik adamlardan oluşmuyor. İstisnalar nerede ise yok. Adları yolsuzluklara karışan, bilinenli ve bilinmeyenli yolsuzluklar, adamlar kümesi adeta sanki.

Bu profesyonel adamlar birçok kere seçime katılıp seçilmişler, yaşları itibari ile yerlerini genç kuşaklara bırakmaları gerekirken hala görevdeler. Bu vieux (yaşlı)lardan halk bıkmıştı, nerede ise  %40, %50’ye varan seçmen seçimlere katılmıyordu. Bu vieuxler sistemine bir makyaj gerekiyordu. Akşam sosyalist olan sabah kalktığında karşımıza liberal partili ya da neoconlar- think tank kuruluşu üyesi olarak karşımıza çıkıyordu. Komünistlerden de gömlek değiştirir gibi politik görüş değiştirenlere de rastlamak mümkün. FKP’nin eski genel sekreteri R. Hue Sosyalist Partiye geçmişti, şimdi de neoliberalizmi savunan deyim tam da yerinde olsa gerek zırzırı kapitalizmden yana olan sosyalist iktidar partisinden karanlık bir biçimde ekonomi bakanlığına getirilen bütün emek ve yoksullar düşmanlığı yasalara, kararnamelere, gelecek projelere imza atan ve de öncülük eden E. Macron’un danışmanlığını yapıyor. Zira “En Marche” (“İleriye Doğru”) gönüllü çıkarcılar şürekâsı kimlerden oluşmuyor ki her kesimden var.

Özcesi, En Marche şürekâsı başta ABD patentli Neoconların yardımı ve önerileri ile uluslararası sermaye ve onların entelektüel dedikleri J. Attali, S. Weinberg, F. Henrot, David de Rothschild ( Rothschild Bankacısı), (…)  vb gibiler tarafından kurdurulmuştur. Fransa’daki ayağı French-American Foundation denilen Think tank lobi kuruluşudur. Geçenlerde Trump’ın açıklaması bu yönde idi “Fransa’dan başlayarak (…)”. Allanıp-pullanıp yandaş basın aracılığı ile piyasaya sürüldü bu En Marche denilen 21. yy. parlamenter görünümlü faşizm. Faşizm diyorum çünkü hayatın her alanı sermayedarların ve onun iktidarlarının elinde olacak ve de profesyonelleşmiş askeri ve polisiye gücü ile yani o burjuva ulus devlet söylemli “halkın askeri”, “halkın kolluk kuvvetleri” yok artık, ses çıkarana saldıracaklar. Kuvvetler ayrılığının eseri kalmayacak, mahkemeler ki özellikle iş uyuşmazlıkları işyerlerinde patronların kuracağı mahkemelerde görülebilecek, üniversiteler bilimsel özerklikten tamamen çıkarılıp bir ticaret ve kar getiren kuruluşa dönecek…

Birkaç bal parmak yalatma vaadi ile asıl zenginler sınıfına yarayan bu hareket çalışanlara, yoksullara, küçük ve orta ölçekli iş yerlerine, küçük ve orta köylüye ve de gençlere yenilik olmayacaktır. Herkesin foyasının çok çabuk ortaya çıktığı dünyamızda ‘karamanın koyunu sonra çıkar oyunu’ demeye gerek kalmadan Macron şimdiden kendini gösterdi.

Zira Macron’un 400 adet vaatlerinin en önemlilerinden 17 vaadinden hiçbirisinin ülkeler ve uluslararası anlaşmalar gereği uygulanmasının ya olanağı çok çok az ya da imkansız ki bu vesile ile seçim vaatlerinin dışına çıkmayacaktır. Vaatlerinden çalışanlara verdiğinin, aldığının bir bilanını yaptığımızda elle tutulur bir gelir artışından söz etmek mümkün değildir. Ortalama olarak hesaplar isek 4000 Avronun altında geliri olanların aylık artışı eh(!) 14 Avro civarında kalıyor. İşte size vaatler harca harca bitmez(!) asgari ücretin ortalama 1200 Avro civarında olduğunu göz önünde bulundurur isek. Tamamen zenginlerin işine yarayan; iyi gelirlilere de bir parmak bal yalatma vaatleri.

On yıllar öncesinden aşırı sağ korkusu ile halk kitlelerine ya kolera ya sıtma seçimi dayatılarak liberalizmin parlamenter görünümlü yeni faşizmi (YF) kabullendirilmek isteniyor ki koparılan fırtınanın asıl amacı bu. Bana göre asıl tehlike En Marche‘ın YF’dir. Hep sür git eskinin devamı yenilenmiş olmak için yenilenmiş olmak. Halkın gözünden düşmüş anciens politikacıların çürümüşlüğünü ve tıkanmışlığını gidermek için yeni bir genç Macron gerekiyordu ki işte bankacı Macron şişirilmeye çalışılıyor, iktidar olanakları ve yandaş basının yardımı ile…

Şimdi yapılması gereken Macron’u haziran seçimlerinde yenilgiye uğratmak ve kitlesel gösteriler yaparak genel grevler ile sesimizi yükseltmek olmalıdır!!! Yoksa sermayedarların YF’ne şimdiki ve gelecek kuşaklar yem edilecektir…

Haziran 2017 milletvekili seçimlerinden ezici bir çoğunluk elde etmek isteniliniyor, seçilmiş bir kral başkan (le monarque présidentiel) olmanın pekiştirilmesi için. İkincisi; Haziran 2017 milletvekili seçimlerinde muhtemelen dört parti birbirlerine yakın sayıda milletvekili çıkaracaklar, eğer liberaller, muhafazakarlar ve sosyal liberallerden oluşan bir oluşum ile seçime katılmaz iseler ki görünen o ki belki böyle bir oluşum olabilir. Belki bu 4 partinin eşit yakındaşlık oy alma durumu parlamentoda bir denge oluşturacak ve de bu nedenle her istediklerini yapamayacaklar. İşte bütün bu nedenlerden dolayı seçilmiş kral başkan anayasanın 49-3 durumu yetkisini kullanmada bu dengeli oran hoşuna gitmeyeceği için basın aracılığı ile büyük bir şişirme kampanyası yürütüyorlar ve de bu vesile ile meşruluk elde etmeye çalışıyorlar.

Sermayedarlar despotluğu lobici think tank kuruluşları aracılığı ile karşımıza klasik faşizmin yerine daha sinsi, daha ince yeni faşizm çıkaracaklar. Hal böyle olunca bizler cephesinde burada da orada da Türkiye’de de, Amerika’da da, (…), Fransa’da da yapılması gereken yeni bir inteligensiya’ya ve pratiğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bütün neoliberalizm ve kapitalizm karşıtı “acil görev muhalefeti yeniden inşa etmek gerekiyor, hem de en olumsuz koşullardan”, parlamenter görüntülü yeni faşizme karşı. “Bizim tarafımızdaki farklı parçalar arasındaki, geleceğe ilişkin toplum projeleri arasındaki siyasi farklılıklar anlamını günümüzde yitirmiştir. Artık yalnızca yeni faşizme direnecek, bu yeni faşizmi geriletecek organları üretmek, hareket inşa etmek için güç birliği hedefi var”. 20 05 2017

 

 

 

Hakkında Fevzi KARTAL

Fevzi KARTAL

Bu habere de bakabilirsiniz.

KADIN(LAR) VE DEVRİM(LER)

Devrimler toplumların altüst olduğu momentlerdir. “En alttakiler”i, en devinimsizleri üste, en “arkadakiler”i öne çıkartır. Hiç …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir