Cuma, Haziran 22, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » TOPLUMUN AKLI VE GÖZÜ

TOPLUMUN AKLI VE GÖZÜ

İsmini hatırlayamadığım bir yazar “Bizim toplumun aklı gözündedir “ demişti.

Yani geçmiş ve geleceği çok analiz ve değerlendirmekten ziyade göz önünde olan mevcut durumu ve yaşadığı güncel sorunları temel sorunudur. Konuları değerlendirme ve karar vermesi de buna göre şekillenir.

Zeynel A. Göçer / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Türkiye Cumhuriyeti egemen zihniyet için esas olan, kurulduğu günden bu yana misakı milli ve üniter devlet yapısının korunmasıdır. O nedenle parti ismi ve liderler gelip geçici birer figürdür. Bugün A partisi yarın B, ertesi gün A ve B veya olmadı A, B ve C üçlü koalisyonlarla süreci götürmüşlerdir.

Dönemin devlet planlama teşkilatı, başbakan müşavirliği ve çeşitli bakanlık görevinde bulunan Antepli Hasan celal güzel bir söyleşisinde “uçaklarda bazen otomatik pilot devreye girer ama yolcular uçağı pilot kullanıyor zanneder. Türkiye’de ülke yönetimi de böyledir. Kimi bakan ve başbakanlar ülkeyi kendisinin yönettiğini zanneder ama esas olan kırmızı bir kitapçık olan anayasadan ve bu anayasadan çoğu hükümetlerin bile haberi olmaz” demişti.

Türkiye’de siyasi parti ve liderler geçidine baktığımızda ne isimlerin gelip geçtiğini görürüz . İlk akla gelenleri kısaca sayarsak, CHP’nin tek parti dönemindeki iştihamından tutun, Adnan Menderesin Demokrat Parti’ye (DP) kadar, Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nden (AP) tutun, Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi’ne (MSP) kadar. CHP’nin Karaoğlan’ı Bülent Ecevit’ten tutun, cunta lideri Kenan Evren’e kadar, 24 Ocakçı Turgut Özal’ın Anavatan Partisi vb kimler geldi kimler geçti bu handan…

Tüm bu iktidar ve parti liderleri döneminde, ülkenin temel sorunlarının başında gelen, Kürt sorunu, demokrasinin yaşamın tüm alanlarında kullanımı ve ekonominin iyileştirmesi konusunda hiçbir iyileşme yaşanmamıştır.

Bilakis, başta Kürt sorunu olmak üzere, toplumun ilerici aydın yazar, sosyalist unsurları için şiddet, hapis, sürgün, ölüm ve toplu katliamlarla, Dersim, Ağrı, Koçgiri, 1 Mayıs 1977 İstanbul katliamı, Maraş, Tokat, Sivas katliamları ile devam etmiştir.

TKP yöneticilerinden Mustafa Suphi ve arkadaşlarının Karadeniz açıklarında boğdurulmasından başlayarak, Sabahattin Ali’nin faili meçhul infazına kadar, Nazım Hikmet’in 17 yıl ceza evinde yatırılmasından tutunda, Ahmet Arif’in yaşadığı işkencelere kadar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından tutunda, TKEP kadrosu İbrahim, Ethem ve Seyit’in idamına kadar, Koca çınar Ape Musa’nın katledilmesinden tutunda, 17 bin faali meçhul cinayete kadar. Kürtlere bok yedirilmesinden tutunda, öldürüldükten sonra, boynuna ip bağlanarak, panzerin arkasında sürüklenen Hacı Birlik’e kadar.

16 yıllık AKP iktidarında bu gelenek devam etmiştir. Salt Ankara garında yapılan katliamda 100’ün üzerinde insan katledilmiştir. Roboski’de insanların üstüne bomba yağdırılmıştır. Sur ve Cizre tank ve toplarla imha edilmiştir. Öldürülen çocukların defin edilmesine müsaade edilmediği için, kokmasın diye buzluklarda korunmaya çalışılmıştır. Taybet Ana’nın cenazesi, bir hafta boyunca sokaktan alınmasına müsaade edilmemiştir.

AKP’yi de gelip geçecek partilerden biri olarak görüyorum. Yukarıda bahsettiğimiz kişi ve dönemleri hafızalarımızda canlandırdığımızda hiçbir dönem de demokrasinin nüvelerini Türkiye’deki halklara yaşatmamışlardır.

Şimdi ise gündemde CHP’nin muharrem incesi var. Yıpranan 16 yıllık AKP ve onun Erdoğan’ı siyaset sahnesinden veya ampullerini söndürüp, Muharrem İnce’nin yıldızını parlatıyorlar. Yoksa, CHP genel başkanı olamayan İnce’nin cumhurbaşkanı adayı olması tesadüfü olmasa gerek?

AKP döneminin sonuna yaklaşılıyor denilebilinir. Muharrem İnce Cumhurbaşkanlığında yeni bir koalisyona doğru da gidilebilineceğine açık olmak lazım ama bu koalisyonda HDP vb demokrasi güçlerine yer verilmeyeceğini de unutmamak lazım.

3 gün sonra yapılacak 24 Haziran seçimlerinde, halkların demokrasi mücadelesinde en güçlü araçlardan biri olan HDP’nin başarısı, şer güçlerine karşı, demokrasi cephesinin mevzi kazanması anlamına gelecektir.

Sonuç olarak, cumhuriyet tarihi boyunca yapılan anti demokratik gelişmeleri unutmadan ve aklımızı gözümüzden çıkarıp, başımıza almak umuduyla, bir oy HDP ye, bir oy Selahattin Demirtaş’a diyorum.
21.06.2018
[email protected]

Hakkında Zeynel A. GÖÇER

Zeynel A. GÖÇER

Bu habere de bakabilirsiniz.

DİYARBAKIR’DA DOĞRU SÖYLETİP ANKARA MGK’DA ŞAŞIRTAN MESELE!

I – 24 Haziran seçimlerine iki gün var, heyecan halen genelde zayıf! Yaz sıcaklığına denk gelen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir