Cumartesi, Nisan 7, 2018
Destpêk » GIŞTÎ » SOSYAL MEDYA TUTUKLAMALARI SOSYAL YARAYA DÖNÜŞÜYOR
ÖSP Adıyaman merkez ilçe başkanı Kazım Turhal Facebook paylaşımları gerekçe gösterilerek dün tutuklandı.

SOSYAL MEDYA TUTUKLAMALARI SOSYAL YARAYA DÖNÜŞÜYOR

Hükümetin yargıyı kendisinin bir aracı haline getirmesiyle hemen her gün sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek muhalifler tutuklanıyor. Bu tutuklamalar sosyal bir yaraya dönüşüyor. Hükümet ve Erdoğan bu yaradan korkmalı!

Yasin Yetişgen / Rojnameya Newroz

Üç gün önce Adıyaman’da ‘Terörle Mücadele’ polislerinin onlarca insanın evine yaptığı baskınlarla gözaltına alınanlar oldu. Dün ise gözaltına alınanların çıkarıldıkları mahkemece 7’si tutuklandı 3 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanmalarına neden olan olay ise sosyal medya üzerinden “örgüt propagandası” yapmakmış.

Dün Adıyaman’da tutuklananlar arasında benim de yoldaşım olan ÖSP Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Kazım Turhal’da vardı. Kazım yoldaşın tutuklanmasına neden olan ayrıntılara henüz ulaşabilmiş değilim. Sadece yukarıda belirttiğim gibi sosyal medya üzerinden “örgüt propagandası yapma” gerekçesi nedeniyle tutuklandığını biliyorum. Arkadaşlarımız tutanakları alıp bize ulaştırdığı vakit işin ayrıntılarını da görmüş olacağız. Ayrıca ayrıntıların da bu kadar önemli olduğunu düşünmüyorum.

Neden?

IŞİD’e karşı ‘mücadele’ ettiğini söyleyen hükümet IŞİD’in Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen ve göstermelik olarak arada bir tutuklanıp bırakılan kod adıyla Ebu Hanzala’ya gösterdiği toleransı, sosyal medya üzerinden paylaşım yapan yani kendisi gibi düşünmeyen muhaliflere göstermiyor. Zaten göstermesini de beklememeliyiz. İşte daha birkaç gün önce Dilek Doğan’ı öldüren katile ödül gibi ceza, 6.5 yıl verdiler. Ama bunun karşılığında tutukladıkları gazetecilere, aydınlara sadece düşüncelerinden dolayı müebbet ceza taleplerinde bulunuyorlar. Aydınları, akademisyenleri, barışı savunan insanları kanlarında boğacağını söyleyerek tehdit eden Sedat Peker’e soruşturma dahi açılmıyor. Ama düşüncelerinden dolayı aydınları ve barış savunucularını yargılayıp hapse atıyorlar ya da sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek muhalifleri tutukluyorlar.

Dün tek seferde sadece Adıyaman’da aralarında yoldaşım Kazım Turhal’ında bulunduğu 7 kişiyi tutukladılar. Konunun daha iyi anlaşılması için biraz eskiye gidersek 26 Aralık 2016’da BİANET’in yaptığı habere göre “Bakanlık, gözaltına alınan üç bin 710 kişinin bin 656’sının tutuklandığını, bin 203’ünün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, 84’ünün gözaltına olduğunu, 767’sinin gözaltından serbest bırakıldığını duyurdu. Hali hazırda açık kimlikleri tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirilen 10 bin kişi hakkında da soruşturma ve adli sürecin devam ettiğini söyledi.”* Bu haberin yapıldığı tarihten beri ise ne kadar kişi sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklandı bilmiyoruz.

Durumun vahameti ortada diyeceğim ama bu vahameti gerçekten görebiliyor muyuz?

Yine BİANET’in bu konuyla ilgili yaptığı haberlerden derlenen şu tutuklama gerekçelerine bir bakın:

“Jiyan.org muhabiri Hayri Tunç sosyal paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklandı”

“…sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek tutuklanan Mesut Hasan…”

“…Suçlamaya gerekçe olarak ise gittiği Kobanê’de yaptığı haberler, çektiği fotoğraflar ve sosyal medya paylaşımları gösterildi.”

“Heja Türk ise buna ek olarak sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “terör örgütü propagandası yapmak” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla tutuklandı”

“JİNHA’nın haberine göre Canözer’in tutuklanma kararını veren mahkeme gerekçe olarak gazetecinin sosyal medya paylaşımlarını gösterdi.” ** bianet

Yine ayını haberde sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltı ve tutuklamalara ilişkin Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak’ın söylediklerine kulak vermekte fayda var:

Bir kişi gözaltına alındığında hakkında başka bir soruşturma varsa bu soruşturmadan tutuklanabileceğini belirten Yrd. Doç. Dr. Altıparmak, Türkiye’deki uygulamanın böyle olmadığını söyledi.

“Bir kişi gözaltına alındığında o gözaltı sebebiyle işlem yapılmalı. Türkiye’de gözaltına alındığında kişinin sosyal medya hesapları inceleniyor. Eğer bu hesaplarda suç teşkil eden bir hareket varsa o zaman onun için ayrı bir soruşturma başlatılmalı, delil toplanmalı. Ancak bunun yerine hesaplardaki paylaşımlara bakılıp jet hızıyla tutuklama yapılıyor.”

Yrd. Doç. Dr. Altıparmak, sosyal medya paylaşımlarının tutuklamaya gerekçe gösterilmesinin ise sorunlu olduğunu söyledi.

“Tutuklama önleyici bir tedbirdir. Birisinin sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanması son derece absürd. O kişinin delil karartma imkanı yok, alırsınız ekran görüntüsünü delil elinizde olur.

“Terörle mücadele ifade özgürlüğünü sınırlayıcı istisnalarını biz şu şekilde ifade ediyoruz: İçeriğin doğrudan şiddet içeren eyleme teşvik etmesi gerekiyor. Ancak Türkiye’deki örnekler bu şekilde değil.”** … bianet

Evet, sosyal medya paylaşımları nedeniyle yapılan tutuklamalar, (dün tutuklanan yoldaşım Kazım’a yapıldığı gibi) muhalif milyonların üzerinde doğrultulmuş bir silahtır. Hükümet bu silahı özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası yaşadığı yenilgi üzerine kullanmaya başladı. Bütün iktidarı demokratik ortamlarda ele geçiremeyeceğini anlayan Erdoğan, çareyi milliyetçi politikalara dönerek ortamı germekte buldu. Kavga etmediği kimse kalmadı ama bu tarzıyla AKP’de toparlanan muhafazakarları kenetlemeyi başardı. Bunun sonucunda da şu anki referandum sürecine kadar geldi. Bundan sonrasını götürebilecek mi? Hayır diyen herkesi ‘terörist ilan etmesi de 7 Haziran 2015 sonrası uyguladığı politikanın bir parçasıdır. Ama bu politika referandumda pek işe yaramıyor gibi gözüküyor. Daha bir ay var seçimlere, bu sürede toplumun algısını değiştirecek bir şey yapabilir mi bekleyip göreceğiz. Almanya ve Hollanda üzerinden yapmaya çalıştı ama istediğini henüz alamadı. Sonuç olarak, Erdoğan izlediği bu siyaset sonucu toplumun nicelik olarak önemli bir kısmının desteğini alabilir ama çok daha önemli bir kısmının ise ahını almaktadır. İşte iktidarın bundan korkması gerekiyor.

* (http://bianet.org/bianet/hukuk/182039-sosyal-medya-paylasimlarindan-alti-ayda-1656-kisi-tutuklandi)

** http://bianet.org/bianet/insan-haklari/172166-facebook-paylasimlari-tutuklama-gerekcesi-olabilir-mi?bia_source=rss

Konu ile ilgili bu haberi de okuyabilirsiniz

FACEBOOK PAYLAŞIMINA GÖZALTI

Hakkında Yasin YETİŞGEN

Bu habere de bakabilirsiniz.

KADIN(LAR) VE DEVRİM(LER)

Devrimler toplumların altüst olduğu momentlerdir. “En alttakiler”i, en devinimsizleri üste, en “arkadakiler”i öne çıkartır. Hiç …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir